Kapat
© 2016 · Sosyal Galaksi Hakkımızda · Editör Başvurusu · İletişim ·

Kapsit: Kapsit, protein kılıf olarak da bilinir, virüslerde bir yapı organı. Virüslerde çekirdek ve yaşamsal olaylardan sorumlu sitoplazma olmamasından dolayı, virüslerin yönetici molekülünü
(genomunu) oluşturan DNA veya RNA'yı çevreleyerek dış etkilerden korur.
Retrovirüs: RNA genomu taşıyan zarlı virüslerdir ve DNA aracılığıyla ikileşme yapabilirler. Diploit olan tek RNA virisüdür. Ters transkriptaz enzimiyle RNA'dan DNA dönüşümü yapabilirler.
90 - 120 nm çapında, tek iplikçikli RNA'ya sahip, kompleks yapılı, zarflı virüslerdir. HIV virüsü bu ailedendir. Genetik bilgiyi değiştirebilen virüslerin genel adıdır.
Konak Hücre: Konak (biyoloji): Bir parazitin veya enfeksiyöz etkenin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını karşıladığı veya korunmasını sağladığı hücre.

   Bu protein uzun süreli anılarda ve kavrama özelliğinde rol alır. Tıpkı virüsler gibi konak hücrelere enfekte(bulaştırır) olur. Bu olay yüz milyonlarca yıl önce meydana gelen  evrimsel bir süreçten kaynaklanır.
   Protein gibi davranan bu virüs  hücreden hücreye iletişimin nasıl meydana geldiğini anlamamıza yeni bir temel oluşturabilir. Jason Shepherd'a göre, anıların nasıl yapıldığı konusundaki anlayışımızı değiştirebilir. ( Kendisi Utah Sağlığı Üniversitesi'nden bir sinirbilimci ve 11 Ocak'ta Cell'da yayınlanan çalışmanın kıdemli yazarı.)
   Shepherd'in iş arkadaşları ona yakaladıkları Arc proteinin fotoğrafını gösterdiklerinde şüphelendi. Çünkü Arc geniş yapıları bir araya topluyordu. Bu yapılar retrovirüslere benziyordu tıpkı HIV gibi.

   15 yıldır proteini araştıran Shepherd, "O zamanlar, Arc'ın moleküler fonksiyonu ya da evrimsel geçmişi hakkında pek bir şey bilmiyorduk" diyor. Shepherd, '' Açıkçası proteine olan ilgimizi kaybetmek üzereydik. Ne zamanki Kapsitleri(kılıf) gördük işte

o zaman ilginç bir şeyler üzerinde çalıştığımızı anladık''.
   Önceki çalışmalar farelerde Arc proteinin eksikliğinde öğrendikleri şeylerin 24 saatten erken bir sürede unuttuklarını gösteriyordu.Dahası, beyinlerinde esneklik yoktu. Beynin sünger gibi olduğu hayatın erken dönemlerinde  yeni bilgi ve becerilerle kolayca ıslanan bir pencere vardır. (Mecazi) İşte Arc eksikliğinde bu pencere açılmaz arkadaşlar.
   Bilim adamları, bilgi ediniminden sorumlu mekanizmaların yabancı kökenlerden kaynaklanabileceğini hiç düşünmemişti.Şimdi, Shepherd ve ekibi tarafından yapılan  çalışma bu ilginç imkanı artırdı.

   Arc proteinin alışılmadık virüse benzer eğilimi Stepherd'ın Arc'ın protein dizisini tekrardan gözden geçirmesine vesile oldu.Kodun bölgelerinin viral kapsidlere benzer olduğunu keşfetti. Virüs enfeksiyonu için vazgeçilmez bir araç olan kapsidler virüsün genetik bilgilerini taşır ve kurbanına, hücreden hücreye tek tek iletir.
   Arc'ın bir viral proteine benzediği göz önüne alındığında, Shepherd ve meslektaşları tek bir formda  hareket edip etmediğini test etmek için bir dizi deney tasarladılar. İlk önce Arc'ın birkaç kopyasının içi boş virüs benzeri kapsitlere kendilerinin kurduklarını (monte ettiklerini) arkasından kendi genetik materyallerini mRna'nın içine sakladıklarını tespit ettiler. Bilim adamları bu kapsitleri farelerin beyin hücrelerine eklediklerinde, Arc kendi genetiğini kargolarla hücrelerin içine aktardı.
   Virüsler konakçı hücreleri istila ettikten sonra, bir kez daha enfekte olmaya hazır hale gelirler. Arc'ın da benzer bir şekilde çalıştığı anlaşılmakta. Bilim adamları, farenin nöronlarından salınmış olan Arc'ı topladılar ve proteinlerin ve onların kargolarının başka nöronlarla boşluklarını doldurabileceklerini gözlemlediler. Aktive edici nöronlar Arc'ı harekete geçirir ve kapsitlerin salınmasını tetikler.
   Araştırmanın baş yazarı doktora sonrası araştırmacı Elissa Pastuzyn , "Arc'ın birçok açıdan özel olduğunu bilerek bu araştırmaya girdik, ancak Arc'ın hücreden hücreye Rna'nın nakliyesine aracılık ettiğini keşfettiğimizde ağzımız açık kaldı" diyor. Ph.D. "Bildiğimiz hiçbir viral olmayan protein bu şekilde davranmaz" diyor.

   Arc'ın kökeni, hikayesi, evrimsel zaman boyunca hayvan genomları aracılığıyla aktarılır. 350-400 milyon yıl önce, bir şans oluşumu, dünyayı dolaşan dört uzuvlu yaratıklara çarptı. Retrotranspozonlar adı verilen retrovirüslerin atası, genetik materyalini hayvanların DNA'sına soktu. İşte bu olay, bugün bildiğimiz Memeli Arc'a yol açtı.
   Böyle bir olayın önemi, bir defadan fazla olduğu gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Sineklerde başka bir tip Arc'ın viral kapsit gibi gözüktüğü ve davrandığı aynı makalenin devamında yazıldı. Massachusetts Üniversitesi, Vivian Budnik'in laboratuarındaki çalışma bizlere, sinek Arc'ın hareketlerini kontrol etmek için RNA'yı nöronlardan kaslara taşıdığını gösteriyor.
Memeli ve sinek Ark aynı retrotranspozon sınıfından evrimleşse de, sineklerdeki olay yaklaşık 150 milyon yıl sonra meydana geldi.
   Yazar Cédric Feschotte, "Evrimci bir biyolog olarak benim için en heyecan verici şey budur" diyor. Cornell Üniversitesi'nde profesör Ph.D. "En az iki kez gerçekleşmesi bizi bunun daha da  fazla tekrarlandığını düşünmemiz gerektiğini söylüyor".
   Daha önce öğrendiğiniz alışılmadık viral benzeri proteini hatırlıyor musunuz? Belleğinizi kontrol ediyor olabilir.